Arşiv | GÜZELLEŞ RSS feed for this section

EN SON ALIŞVERİŞ SEPETİMDE OLANLAR

1 Tem

Baya olmus ben blogu ihmal edeli, is durumlari hayli bir yogundu haliyle ben de sizinle bir kahve bile icecek zaman bulamadim, ozur diliyorum :) Bu yogun ve stresli zamanimda beni en mutlu edecek aktivitelerden birisi de makyaj ve bakim alisverisi kuskusuz e ben de bundan geri kalmadim. Bakalim sepetime bu sefer neleri atmisim ve begenmisim:

NARS Torrid Allik:

NARS standinda ilk gordugum gibi asik oldugum bu seftali alligi sepetime atmadan edemedim, iyi ki de oyle yapmisim. Solaryuma basladigim su gunlerde bronz tenle haarika duruyor. Teniniz bugday ya da esmerse muhtesem bir pembe-seftalilik veriyor yanaklara, haberiniz olsun. Make Up Alley’de de 5 uzerinden 4,5 almis bir alliktir belirtmeden gecemiyciim…

Clinique Chubby Stick Chunky Cherry:

Dergide, gazetede, TV’deki reklamlari bir yanda her okudugum blogda da methini duyunca bakmadan edemedim. Gercekten dedikleri kadar varmis, yaz icin muhtesem bir urun. Dudaklarimin kalin olmasi sebebiyle ne kadar istesem de kirmizi ruju rahat kullanamiyorum, chubby stick ile hem hos ancak abartisiz bir renk sagliyorum. Hafif olmasi ancak diger lip balmlardan daha etkili bir rengi olmasi buyuk avantaj. Bakalim benim gibi surekki lip baln degistiren birine ne madar gidecek? Ayni tonda bir dudak kalemiyle kullandiginizda belirgin ancak bir o kadar da dogal dudaklara sahip oluyorsunuz benden soylemesi.

Minus 417 Vücud Peelingi ve Yuz Maskesi:

Deniz seviyesinden 417 metre derinlikte olan Lut Golu’nden cikan 40 farkli mineralin kullanildigi bu urunlere, buradaki (Lyon’daki) bir guzellik fuarinda rastladim. Spa olaylarini oldumo olasiya sevmisimdir, bir de madem Lut Golunden geliyormus bir deneyeyim dedim. Vucud peelingini daha cok manikur yaparken tirnak etlerini almak icin kullaniyorum, bence tum vucuda uygulanmak icin cok sert ancak kokusu cok guzel. Yuz maskesini de kil icermesi sebebiyle aldim malum yagli ciltler icin birebir Onu daha com duzenli kullanmadigim icin kesin bir yorum yapamayacagim ama yikandiktan sonra ciltte yumusak guzel bir his birakiyor.

Loreal Volume Collagen Maskara

Bu maskara merakim ne olacak bilemiyorum. Ozellikle Lilash’i kullandiktan sonra kirpiklerim de uzayinca hepsini denemek istiyorum. Simdi bunu duyunca nedir bu kirpik uzatan dediginizi duyar gibiyim o da bir baska yazinin konusu. Maskaraya geri donersek her Loreal maskarasi gibi belirli bir standartin ustunde. Yani ben bana maskarada marka soranlara ilk Loreal diyorum. Ama tabii kesenin agzini biraz daha acmaya kararliysaniz bu Christian Dior ya da Yves Saint Laurent de olabilir. Lorealin bu maskarasi da tercih edilebilir bir maskara, tek sorunu kirpikleri ne kadar tarasam da biraz birbirine yapistirmasi.

Yves Saint Laurent Touche Eclat

Iste yillardir adini duyup duyup bu kadar populerlik itici geldigi icin denememeye direndigim ve gec tanistigim bir urun. Ben boyleyimdir, genellikle tavsiye, blog yorumlari uzerine alisveris yaparim ama bazen birseyin herkes tarafindan cok populer oldugun gorunce bende ters bir etki yaratir. Mesela Tarkan’i cook uzun yillar sonra dinlemeye basladim desem…Neyse bende Tarkan etkisi yaratan bu urunu yorgun bir is gunu sonrasi morluklari iyice ortaya cikmis, kapaticimin aktigi gozaltlarim uzerinde denedim. Sonuc oldukca iyiydi, bu kadar bekledigime yazik olmus. Keonik gozalti morlugundan muzdarip biri olarak yaratigi aydinliga bayildim. Aydinlik gozalti tercih ediyorsaniz(tabii Bulent Ersoy makyaji tarzindan bahsetmiyorum) mutlaka goza,ti kapaticinizin uzerine denemelisiniz. Ancak burada anahtar nokta ‘kapaticinizin uzerine’ surmek, sakin tek basina kullanmayin, bu tur aydinlaticilar o zaman morluklari daha da ortaya cikartir.

PEMBE GÖNLÜM SENDE

20 Mar

Her baharın-yazın öne çıkan bir makyaj rengi vardır. Geçen sene turuncu ojeler ve rujlar çok modaydı. Tırnakta neyse de dudakta turuncu görmek zaten pek tarzım olmadığı gibi, yakışan yakışmayan çoğu kişi sürünce beni baya bir çileden çıkartmıştı. (Unutmayın eğer dişlerinize yeterince güvenmiyorsanız turuncu ruj kullanmayın çünkü dişleri daha da sarı gösteriyor.)

Neyse ki bu seneki moda haftalarında turuncunun tahtından indirildiği yerine ise pembenin getirildiği ilan edildi. Aha da Harper’s Bazaar Mart sayısı aha da pembenin hakimiyetini ilanı :)

Image

 

Image

Pembe, tonlarına göre herkese yakışan bir renktir. Moda haftasında verilen pembe ‘hot pink’ adı verilen ‘şeker pembesi’ olsa da, günlük kullanımda toz pembeden mürdüm tonlarına kadar bulunduğunuz ortama ve teninize yakışan her tonunu kullanabilirsiniz.

Image

Pembe dudakları tabii ki de devamlılık sağlayacak daha açık-pastel tonlu göz ve ten makyajıyla destekleyin. Dudaklarda hafif iddialı bir pembeyi gözlerde uçuk pembe ve yanaklarda da hafif ışıltılı bir pembe allıkla tamamladığınızda oldukça sağlıklı ve taze bir görünüm elde edeceksiniz.

Image

Gece için ise Blake Lively’de gördüğünüz gibi ince çekilmiş bir eyeliner ekleyebilirsiniz. Müthiş !

Image

Moda haftasında gördüğünüz bu kare, biraz marjinal ancak taze ve sade tutulmuş bir tenle asla çok da abartı durmuyor. Benim pembe ruj tercihim ise MAC Lustering’den yana.

PARLAK VE SAĞLIKLI

12 Mar

Hani denizden yeni çıktınız da yüzünüzdeki hafif ıslaklık, iki haftalık tatilinizdeki güneş banyonuzun eseri tatlı bronzluğunuzu daha da parlatarak gözler önüne seriyor…Düşünmesi bile ne güzel değil mi? Maalesef ki çoğumuzun 365 gün sahilde güneş banyosu yapma şansı olmadığı için, zaten bunun için sürekli yazı yakalayabilmek adına kuzey-güney yarımküre arasında mekik dokumanız gerekirdi :), kdınların imdadına kozmetik sektörü yetişti. Fotoğraflarda veya televizyon çekimlerinde kadınların yüzündeki o sağlıklı parlaklığı nasıl yakaladıklarını öğrenmem ve de hayatıma uygulamam uzun sürmedi tabbi: Aydınlatıcılar :)

Hani şöyle bir sağlıklı parıltıyı yıl boyunca taşıdığınızı düşünün:

İşte bunun için piyasada stick formundan toza, sıvıdan jel formuna kadar birçok tarzda aydınlatıcıyı (illuminator) bulmak mümkün. Ben size benim kullandığım ve tavsiye ettiğim iki tanesini tanıtacağım: NARS Copacabana ve Guerlain Terracota Lady. Benim için bir sıralamak yapmak gerekirse, Guerlain’e olan derin bağımlılığımı bir kenara bırakarak söylüyorum ki ‘Guerlain Terracota Lady’i birinci sıraya koyarım. Aha da koydum bile :)

Nasıl kürsümü beğendiniz mi? :) Guerlain’i birinci sıraya koyuyorum çünkü eğer gerçekten farkedilir ancak sizi assoliste dönüştürmeyecek bir parlaklık istiyorsanız bu kesinlikle Guerlain olmalı. Zaten Terracota’da çığır açan Guerlain burada da farkını gösteriyor. Terracota Lady ile ilk tanışmam Sephora’da olmuştu. Gurelain rafında yeni bir ürün görmenin heyecanıyla alıp denediğimde beni ilk çarpan şey bir pusradan beklenmeyecek derecede yoğun ama nefis bir yasemin kokusunun gelmesiydi. Elinde ve yüzümde denediğimde ise aradığmı bulmuştum: altına batırılmış assolist parlaklığı değil, sanki toz halinde sedef dökülmüş gibi sağlıklı bir parlaklık. Parlaklığın yanında verilen hafif bronzluk da o kadar dozunda ki, eğer biraz güneşte pembeleşmişseniz ayrıca bir Terracota’ya ihtiyacınız da olmaz. Gün ışığında müthiş taze bir görüntü veriyor. Yüzümde denenmiş halini de görmeniz mümkün:

Ancak eğer daha sade bir parlaklıktan yanaysanız seçiminizi NARS’tan yana kullanın derim. NARS Illuminator Copacabana renginin sıvı formunu kullanıyorum ben. Sıvı olmasının avantajları da fondöteninize karıştırarak kullanabiliyor olmanız (ki bu daha minimize ve bölge bölge belli olmayan genel bir parlaklık veriyor) veya göz pınarınıza ya da kaş altına da kullanabiliyor olmanız. Maalesef Guerlain’de böyle bir seçeneğiniz yok. ‘Laguna’ renginin daha sıcak bir şeftali tonu verdiğini de söyleyeyim. Buyrun yanaktan bir kare(sivilce için kusura bakmayın:)

En son kolumda flashlı ve flashsız denemelerininde de göreceğiniz gibi NARS daha ıslak ve sade bir parlaklık sunuyor. Ancak Guerlain’in da o muhteşem koku, renk ve sedef efektini ben yine de tek geçerim. Ben ikisini de kullanıyorum gerçi. Normal günlerde NARS’i fondötenime karıştırıyorum, biraz daha ışıltı istediğimde ise üstüne Guerlain’i geçiyorum. Tercih sizin. (Sol Guerlain Lady Terracota, sağ NARS Copabacana)

Yalnız aman diyim abartıp üzerine de ekstra bronzlaştırıcı ekleyip assolist gibi brozn heykel kıvamına dönüşmeyin ne olur! Çok görüyorum böylelerini çok ucuz duruyor eğer sahneye çıkıyorsanız benden söylemesi :)

OSCAR MAKYAJLARININ PERDE ARKASI

1 Mar

Aslında bir kırmızı halı kritiği yapmak niyetindeydim ama, bu seneki Oscar Töreni beni çok heyecanlandırmadığı gibi, birçok sitede de uzun uzun favoriler ve kaybedenler listelerinin yapılmış olduğunu gördüm. Ben de daha derine inmeye ve gördüğünüz makyajların hangi malzemelerle ve nasıl yapıldığını paylaşmak istedim.

Michelle Williams ve Natalie Portman’ın yakın arkadaşı ve stilisti Kate Young, bu hummalı hazırlık sürecinin perde arkasını çok özel kulis fotoğraflarıyla intothegloss sitesiyle özel olarak paylaşmış. Fotoları görmek ve kırmızı halıda ne giydiklerine nasıl karar verdiklerini, nelerden ilham aldıklarını görmek için siteye mutlaka göz atın.

Ben bugün makyajda hangi ürünleri kullandıkları üzerinde duracağım, zira bence ikisinin de kıyafeti anlatılmaya değmeyecek kadar saçmaydı. (Keza Louis Vuitton’un Michelle Williams için özel tasarım yaptığını düşünürseniz, bu olanaklarla neler çıkartılabilirdi diye düşününce bana hak verirsiniz.)

 

Image

 

Ama tabii elbiseyi kadraja almayıp sadece makyaja odaklandığımızda da ders olacak nitelikte bir kare yakalıyoruz. Oscar töreninde bile bu kadar sade ve taze bir makyajla parlayabileceğini göstermesi açısından makyaj küpü kimi  kızlarımıza örnek olmalı diye düşünüyorum. Peki bu makyaj nasıl yaratıldı?

Young, ilk olarak göz ve ciltte sıfıra yakın bir etkiyle tüm dikkati dudaklarda toplamak adına sadece kırmızı bir ruj düşündüklerini ancak sonra vazgeçip bunu Angelina Jolie’ye bıraktıklarını belirtiyor. Makyözü Angela Levin de Williams’ın bundan önce birçok kez makyajını yaptığını ve onun doğal, sıcak karakterine asla ağır bir makyajı yakıştıramadığını söylüyor. Williams gibi açık tenlilerde gözleri ön plana çıkarmanın doğru olduğunu düşünen Levin, farklı renk göz farlarıyla kimi oyunlar yarattıklarını belirtiyor. Williams’ın makyajında kullanılan ürünlere gelince:

  • Fondöten: Chanel Vitalumière Kompakt Fondöten
  • Far: Chanel Mystic Eyes far seti. (Setin tüm renkleri kullanılarak birbirine yedirilmiş)/ Gözlerde ışık yaratmak Tigerlily altın- turuncu tekli göz farı.
  • Ruj: Yine Chanel’in Rouge Coco serisinden Paradis ve Destinee renkleri karıştırılmış. (Bunu kesinlikle deneyeceğim dudakları muhteşem bir renkteydi.)

Levin, Williams’ın küçük çantasında takviye olarak da bir pamuklu çubuk, bir kuru maskara fırçası ve küçük bir kavanozda rujlardan bir miktar taşıdığını belirtiyor.

Image

Natalie Portman’dan da sadece yakın plan yüz fotosu alıyoruz çünkü elbise ne kadar Dior Couture de olsa, nasıl desem sanırım bir blogda ‘eteklerini kısalt al sana piknik elbisesi’ diyebileceğimiz bir türden. Portman elbiseyi ilk giydiğinde ‘işte budur’ demiş ben de bunun üzerine fazla birşey demiyorum zaten.

Neyse makyaja ve saça geçersek, görünümde eski Hollywood ışıltısından ve 1950′lerden bir Lauren Bacall fotoğrafı ile Sophia Lauren’den ilham alındığı belirtiliyor. Altı saate varan bir törende aşırı yoğun bir saç istenmediği için oldukça basit ve taze bir görünüm tercih edilmiş ki ben saçta sadece dalgalı bir fönden başka bir ilham ışıltısı görmüyorum. Portman’da kullanılan makyaj ürünleri ise şöyle:

  • Fondöten: Diorskin Forever Liquid Foundation ve Sculpting Pudrası renk #32 Sable Rose kullanılmış. (Dior kozmetiğin reklam yüzü olan Portman’ın Dior’dan başka bir tercih kullanacağını tahmin etmezdik zaten.)
  • Far: Dior Beşli Far #970 numara
  • Eyeliner: Waterproof siyah
  • Maskara: Diorshow siyah
  • Ruj: Rouge Dior lipstick Favori #752 numara ve onun üstüne Dior’un yeni dudak balmı Crème de Rose balm.

 

GWYNETH PALTROW’UN GÜZELLİK ALIŞVERİŞİ LİSTESİ

28 Şub

Bu seneki Oscar Töreni’nin kırmızı halı kritiğini bilahare yapacağım ama şu görüntüyü gecenin en taze ve başarılı görüntüsü ilan ediyorum hemen söyleyeyim.

Image

Gwyneth Paltrow kırmızı halıda adeta geçen yıllara rağmen yalnız asil bir sadelik, bakımlı bir cilt, saç ve kaliteli ama abartıya kaçmamış bir kıyafetle nasıl gecenin yıldızı olunabileceğini göstemiş oldu. Peki bunun sırrı ne? Bilmiyorum takip edeniniz var mı kendisinin ‘Goop’ adlı bakım, iyi yaşam ve güzellik ürünlerinden oluşan bir markası ve aynı isimli bir sitesi var. Sitede Paltrow güzellik sırlarının yanı sıra, mutfak, gezi, iyi yaşam ve sağlık sırlarını da paylaşıyor. Eğer İngilizce biliyorsanız mutlaka bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Bu İngiliz güzel son olarak sitesinde vazgeçemediği favori Fransız dermokozmetik ürünleri paylaşmış. Fransa’ya her gittiğinde mutlaka sepetine attığı bu ürünleri, giden her arkadaşına da mutlaka ısmarlarmış. Malum Fransa’da yaşamanın güzelliklerinden biri olarak tüm bu ürünleri yanıbaşımdaki eczanede bulmanın mutluluğunu yaşarken, Gwy’nin de dediği gibi çoğu Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkede satışta. Ya da bulamadıklarınızı en yakın Fransa ziyaretiniz için alışveriş listenize alın. En kötüsü ‘Fransa’dan ne istiyorsun?’ diye sorduklarında bi cevabınız olur artık :) Gwy’nin favori listesine gelince:

AVENE EAU THERMALE / TERMAL SU SPREYİ

Türkiye’de de birçok marka adı altına bulabileceğiniz ‘Termal Su/ Maden Suyu’ spreyleri cilt için iyi bir nemlendici/canlandırıcı olmasının yanı sıra, yaz aylarında inanılmaz bir ferahlık sağlıyor. Yazın isterse 40 derece güneş altındaki çantamda saatlerce kalmasına rağmen yüzüme sıktığımda inanılmaz bir serinlik veren bu spreyler aynı zamanda mükemmel bir makyaj bazı. Paltrow da Avene’in bu spreyini tanıdığı tüm makyörlerin kullandığını belirtmiş.

KLORANE GENTLE DRY SHAMPOO WITH OATMILK/ YULAF SÜTÜ İÇEREN KURU ŞAMPUAN

Kuru şampuanların bayadır trend olduğunu bilmeyen yok herhalde. Malum 24 saate sığamayan her anı yoğun şehirli kadın sorunsalı :) Ben her ne kadar saçları en ufak bir fırsatta bile yıkama taraftarı olsam da, özellikle saçları çok çabuk yağlananların, gün içinde hacim ve kuruluk istediklerinde faydalanabilecekleri güzel bir ürün olduğunu düşünüyorum. Benim saçlarım en üst seviyede kuru olduğu için bu konuda bir deneyim paylaşamayacağım ne yazık ki. Keşke bir gün de saçlarımın yağlandığın fark etsem :( Ona bile razıyım o kadar kuru yani. Neyse bu tavsiye de Gwy’den normal/ yağlı saçlı hanımlara gelsin.

BIAFINE/ NEMLENDİRİCİ

Hiç kullanmadığım bir nevi Fransa’nın Bepanthene’i olduğunu düşündüğüm nemlendirici bu losyon da Paltrow’un güzellik listesinde. Özellikle kış ayları kızının dudaklarında kullandığı bu ürünün soğuk çatlaklarına iyi geldiğini belirtiyor. Bu kremin nemlendirici özelliğinin yanı sıra öncelikle yüzeyi temizleyip dezenfekte ettiğini belirten Paltrow, her türlü yara, bere, yanık ve çatlaklarda da güvenle kullanıyormuş ve mucizevi bir hızla iyileşme sağlanıyormuş.

EMBRYOLISSE/ NEMLENDİRİCİ

Sanırım listede bir an önce denemek için çıldırdığım ürün bu. Gwy, bu kremin tanıdığı tüm makyaj artistleri tarafından takdir aldığını, cildi hem temizleyip hem de süper bir nemlendirici olduğunu, sivilceleri önlediğini ve makyaj için mükemmel bir baz sağladığını iddia ediyor. E sorarım size bir krem daha ne yapsın?


AVIBON/ A Vitamini Kremi

Bu kremle ilgili bir iyi bir kötü haberim var. Hangisini önce vereyim? Hmm, ben olsam önce kötü haberi alırdım ki size de öyle yapacağım. Kötü haber: Bu krem Fransa’dan başka hiçbir yerde bulunmuyormuş. İnternet üzerinden birkaç siteden alımı varmış ama en son Türkiye’de yurtdışından kozmetik alışverişine getirilen kısıtlama ne durumda bilemiyorum o yüzden de cesaret veremiyorum.

Evet kötüsü geçtiğine göre şimdi iyi habere gelebiliriz, bu krem kullananların anlattığına göre bir mucize. Gwy’nin ‘my very favorite’ diye takdim ettiği bu krem Make Up Alley sitesinden de 5 üzerinden 5 almış daha ne diyeyim? A vitamini mucizesini bir tüpe sığdıran bu krem hakkında Paltrow: sivilcelere iyi geliyor, kuru noktaları nemlendiriyor, kırışıklıkları önlüyor ve yaş almış bir oyuncu olarak her gece kullanıyorum ve müthiş bir cildim var, diyor.

BIODERMA CREALINE H2O MICELLE SOLUTION/ MAKYAJ TEMİZLEME SOLÜSYONU

Paltrow’un en iyi makyaj temizleyicisi ilan ettiği bu markanın diğer ürünlerini ben de kullanmış biri olarak rahatlıkla tavsiye ederim. Türkiye’de de görmüştüm zaten, mutlaka bulabilirsiniz.

NUXE HUILE PRODIGEUSE/ NUXE KURU YAĞ

Bir Nuxe bağımlısı olarak ben de şiddetle tavsiye ediyorum. Yağlarla ilgili, yapış yapış yapar, yağlı cildi daha da yağlandırır, günlük hayatta hiç kullanışlı değil ön yargılarını bir kenara bırakın. Bu yağ ciltte hemen emildiği gibi (kuru yağ denmesinini sebebi bu zaten) hiçbir kremin nemlendirmediği kadar nemlendiriyor. Saça, tırnağa, vücuda her yere kullanabilirsiniz. Yağlar bakımda bu aralar çok popüler. Cildim yağlı diye kullanmamazlık etmeyin zira çoğu yağ sivilceden, gözenek tıkanıklığına kadar tam da yağlı ciltler için çözüm olabiliyor. Özellikle yazın deniz-güneş ikilisinin kupkuru yaptığı saçınıza, vücudunuza her gün kullanın. Dore olanı da yanık tende sedefli muhteşem bir görüntü yaratıyor haberinize.


DECLEOR AROMESSENCE BAUME SPA RELAX/ SPA RAHATLATMA BALMI

Decleor marka ürünlerin kokularıyla bir aromaterapi sağladığının altını çizen Gwy, yorgun olduğu günler gece yatmadan önce sürerek, kaslarını rahatlattığını ve rahat bir uykuya daldığını belirtiyor.

Gwy’nin tam listesine ulaşmak ve ondan daha fazla güzellik önerisi almak için sitesi: http://www.goop.com/

ESKI BIR BONUS KAFANIN ITIRAFLARI

19 Şub abcde

Eski bir afro saç-bonus kafa sahibi olarak, bugün saç güçlendirme, hacim arttırma ve dökülmeyi önleme ürünlerine muhtaç kalışım tamamiyle bir ‘şeytan icadı’ olan saç düzleştirici tost-maşalar sayesindedir. Eskiden fön bile zor çekilen kabarık mı kabarık kıvırcık mı kıvırcık saçlarımın reklamlarda ahenkle dans eden dümdüz saçlar gibi olmasını hayal ettiğim dönemler ortaokul zamanıma denk gelir. O zamanlar gün aşırı aksatmadan gittiğim kuaförler benim için adeta sihirli bir mabetti. Afro girip, reklamlardaki kızlar gibi çıkıyordum. Sonra bir gün bir alışveriş merkezinde bir tezgah gördüm, bir tezgahtarın elinde sihirli bir maşa, gelen kadınları birkaç dakika içinde dümdüz saçlara kavuşturuyordu. İşte sonun başlangıcı. En son evde ayna karşısında kendimi sadece birkaç dakika içinde dümdüz saçlarla bulduğumu hatırlıyorum. Ne büyük mutluluk! İşte bu ürün benim hayatımın ürünüydü. Artık her sabah okuldan önce fön çektirmek için kuaför kaıpısında beklemek ya da aman saçım bozulmasın diye nemli, ıslak havadan yağmurdan kaçmama gerek yoktu. Mucize elimin altındaydı sadece bir priz bulabildiğim her heryerde 10 dakikada saçım hazır ve nazırdı.

Ama bu meretin saça fönden çok çok daha zarar verdiğini, yıllar içinde saçın yapısını değiştirdiğini ve dökülmeye yol açtığını anlamam üniversite mezuniyetinden sonra oldu. Saçımı o yıllar içinde neredeyse kimse normal kıvırcık haliyle görmemişti. Çoğu arkadaşım kıvırcık saçlı olduğumu bilmez bile. O derece sık saçımı düzleştirirdim yani. Düz saç hayranlığının bana maliyeti sönük, kurutulduğunda ne kıvırcık ne de düz olan ve dökülen saçlar oldu. Şimdi tekrar eski haline dönebilmek umuduyla saç güçlendiriciler kullanıyorum, saçımı ille de düz istersem fön çekiyorum ve mucize ürünler bulmaya çalışıyorum. En azından eski kıvırcığa dönemesem de hacimli bir saçım olsa yeter. Gerçek hacim için Şimdiye kadar o ‘mucizevi ürünü’ bulamasam da ona yakın birşeyle karşınızdayım işte: ‘Bumble and Bumble (Really) Thickening Serum’

Özellikle saçımı fönlediğimde sıfır hacim, kafaya yapışık durna saçlarımı eski sağlıklı günlerindeki gibi canlandırdı. Hani dolgun saçlar dipten yukarıya doğru hacimli gelir de sonra aşağıya düşer aynen öyle. Arkalarda da krepe etkisi yapıyor. Benim için inanılmaz işe yaradı.

Aşagıda vereceğim kullanım videosunda gece yatmadan önce sac diplerine sürün, sabah duşunuzu alın ve sacı normal şekillendirin diyor ama Paris Sephora’daki tezgahtar eğer sabah saçınızı yıkayacaksanız ondan sonra sürün, yani ürünü kullandıktan sonra saçınızı onun üstüne bir daha yıkamayın dedi. Kişisel fikrim de aynı yönde. Saçı yıkayın, ürünü sürün ve şekillendirmeye geçin. Ekstra volüm için geceden de sürüp sabaha bir daha uygulayabilirsiniz.

Ürünün tek kusuru çok küçük bir şişeye oldukça pahalı bir fiyatının olması. Ben Paris’te 50 ml’lik şişesine 30 Euro’ya yakın verdim. Türkiye’de ne kadardır bilemiyorum ama bundan ucuz olacağını sanmam. Ancak ben kendi saçlarımdaki mucizeyi görünce, azar azar da kullanınca denemeye değer diyorum.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.