Tarih, alışveriş, pizza, şarap… İtalya turu başladı

Fransa’da yaşamanın en güzel yanlarından biri de Türkiye’deyken uzun uzun izin alarak ve planlar yaparak gidebileceğim yerlere bir-bir buçuk saatlik uçak veya bir araba seyahati uzaklıkta olmam. Uzun süredir planladığım Milan-Torino ve outletler turumu da annenin gelişi sebebiyle bu hafta yaptım. Gerçi arabayla gezerek bunların hepsini üç güne sığdırmak oldukça yorucu oldu ama olsun buna ilk keşif turu diyelim🙂

Torino her Türk’te Hakan Şükür’ün bir zamanlar transfer olup, üç ayda kaçarak Türkiye’ye döndüğü futbol takımıyla ilk olarak akıllara geliyor herhalde🙂 Futbol kariyeri açısından bilemem ama şehir olarak oldukça sıcak, şirin ve küçük bir Avrupa kenti Torino. Bir sanayi ve gastronomi şehri olarak da bilinen Torino, çevresindeki Alpler dolayısıyla kayak tutkunlarının da uğrak yeri. Şehir, 2006 yılında düzenlenen Kış Olimpiyatları’na da ev sahipliği yapmış.

Lezzet avcıları Torino ve bulunduğu Piemento bölgesine ziyaretin en güzel zamanının sonbahar olduğunu belirtiyor, çünkü bu dönem ‘Tanrıların Yemeği’ olarak adlandırılan trüf mantarının toplanma zamanı. Torino’da bu mevsimde birçok noktada tadına bakabileceğiniz trüf mantarının yanında sunulan bölgenin şarapları iyi bir ziyafet olabilir.

Ancak biz bahar ayında ve sadece bir gün ayırarak Torino’yu ziyaret edebildik. Yine de, bu da Po Nehri’nin kıyısına kurulmuş bu küçük şehri iyi-kötü tanımak için yeterli bir süre. Via Po, Piazza Castello, Via Garibaldi ve Via Roma caddeleri boyunca kurulu şehir merkezinde ilk dikkat çeken vintage tarz dükkan ve cafeler. Via Lagrange ve Via Carlo Alberto gibi sokaklar alışveriş için ilk seçenekler olurken buralarda Beyoğlu’ndaki İnci Pastahanesi’ni andıran birçok cafe ve pastaheneye, Barok Dönem’den fırlamış gibi duran mağaza vitrinleri eşlik ediyor. Muhteşem vitrinli antikacılar ve sahaflara ev sahipliği yapan Galleria Romano, daha sonra ziyaret edeceğimiz Milano’daki Galleria Vittorio Emanuele’e göz kırpıyor gibi.

Sinemaya meraklı olanlar için önceleri bir sinagog olarak tasarlanan ve zamanının en yüksek yığma yapısı olarak bilinen Mole Antonelliana’yı öneririm. Bugün Avrupa’daki en büyük sinema müzelerinden birine ev sahiplği yapan Antonelliana Anıtı’nın kulesine asansörle çıkıp Torino’nun ve Alplerin müthiş bir manzarasının keyfine varabilirsiniz.

Torino Museo Egizio ile Kahire’nin dışındaki tek Mısır kültür müzerine de ev sahipliği yapıyor ancak bir ayırabildiğimiz bir günde ziyaret etme fırsatı maalesef bulamadık. Şehir sevimli tramvaylarının yanı sıra sightseeing otobüsleriyle de gezilebilirken, ben bir yeri en iyi tanımanın yolunun sokaklarını arşınlamak olduğunu düşündüğümden tüm şehri yürüyerek gezdik. Zaten ertesi güne bizi büyük ve yorucu bir outlet turu bekliyordu, daha fazla enerji harcayamazdık🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s